SEALDREAM

SANATIN SONSUZLUĞA SELAMI-DÜŞLERİNE DOKUN-AMA BÜYÜSÜ BOZULMASIN
 
AnasayfaİNTROTakvimGaleriSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 AÇILIMIN PERDE ARKASI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ÖZGEYLANİ
Süper Modoratör
Süper Modoratör
avatar

Mesaj Sayısı : 603
Kayıt tarihi : 24/07/09
Yaş : 59
Nerden : MERSİN-TOROSLAR İLÇESİ

150909
MesajAÇILIMIN PERDE ARKASI

Hükümet, bilindiği üzere, bir aydan biraz fazla bir süreden beri bir acele, bir telaş içinde “açılım” üstüne “açılım” yapmak peşinde!



Gerçi gerek Siz, gerekse diğer yurtsever siyasi liderler ve en yetkili ağızlardan Türk Silahlı Kuvvetleri, medyanın yurtsever sesleri tarafından haddi bildirildiğinden beri, hız kesti, patinaj yapıyor ama henüz iki çok önemli husus, sizin de hep dikkati çektiğiniz üzere bir türlü açıklığa kavuşmadı:



1) Şimdilik biri Kürt, diğeri Ermeni açılımlarının somut “içeriği” ne? Henüz hiçbir yetkili, hattâ Kürt açılımının koordinatörü olarak görevlendirilen İçişleri Bakanı bile bunu bilmiyor! Ya da biliyor da açıkça ne kendisi, ne de Cumhur reisi veya Başvekil hazretleri bir türlü cesaret edip açıkça dile getiremiyorlar!

2) Daha önemlisi neden bu telaş? Neden bu acele? Neye, hangi olaya yetiştirilmeye çalışılıyor bu açılımlar? Cumhur reisinin “açılım”ı ilk duyurduğunda sözünü ettiği “büyük tarihsel fırsat” somut olarak ne?



Kuşkusuz, siz de takdir edersiniz ki bu iki soru, yanıtını bilse de Dışişleri Bakanı’nın boyunu aşar ve doğal olarak, en azından, siyasal nezaket ve hükümet protokolü gereği işin “Kürt açılımı” ile ilgili bölümünü yanıtlamaktan kaçınır.



Fakat, “acele ve telaş” sadece “Kürt açılımı” ile sınırlı değil. Ermenistan’a yönelik olarak ve yine Cumhur reisi’nin öncülüğüyle başlatılan “Ermenistan birinci açılım dalgası”nın kesintiye uğramasının ardından 1 Eylülden itibaren sahnelenen “ikinci dalga”nın da bu kez mutlaka başarıya yetiştirilmesi için çok belirgin bir çaba var. Sözgelimi Ruhban okulu konusunda veya Kıbrıs konusunda bile AB dayatmasına boyun eğmekte gösterilmeyen bir acelecilik bu kez özellikle Ermenistan sınır kapısının açılması konusunda dikkati çekici bir şekilde sergileniyor.



Dış ilişkilerde son iki hafta içinde meydana gelen bazı çarpıcı gelişmelerle birleştirildiğinde ortaya çıkan tablo acaba bunun yanıtı olabilir mi?



Lütfen son zamanlarda bölge başkentleri arasında mekik dokuyan, sürekli ABD Dışişleri Bakanı ile telefonda görüşen Dışişleri Bakanı’na sorar mısınız:



  • Washington’un gerek Ankara’yı, gerekse Erivan’ı, hattâ bir dereceye dek Bakü’yu sıkıştırdığı çok belli de uzlaşmaya varılması için somut bir vade verilerek, bu vade özellikle ve bölgede meydana gelmesi olasılığı çok yüksek bir vahim gelişme ile gerekçelendirilerek bir “ısrarı” mı söz konusu?
  • Daha açıkçası: İsrail’in İran’ın nükleer bomba üretimine elverişli tesislerine yönelik çok yakında (en geç bir ay içinde) bir saldırısı mı söz konusu da, böyle bir olay durumunda şimdiki durum değişmediği takdirde Ermenistan tamamen dış dünyadan tecrit olacağı ve Moskova’nın eline kalacağı için mi bunu önlemeye çalışan ABD’nin acelesi var?




Bu sorunun arka planında yatan dayanaklarımızı çok kısaca özetleyelim:



  • Bildiğiniz gibi, Ermenistan dış dünya ile ulaşımını NATO üyesi / ABD müttefiki Türkiye ile olan sınırı kapalı olduğu için İran, Gürcistan ve (havadan) Rusya üzerinden yapabilmektedir. Gürcistan sınırı da, bir yıl önce meydan gelen gelişmelerden sonra tehlikeye düşmüştür. İsrail – İran arasında çıkacak bir savaşta Ermenistan’ın bu kapısı da kapanacaktır. Bu durumda parsayı Moskova’nın toplayacağı ve Ermenistan’ın fiilen neredeyse “eski SSCB cumhuriyeti” konumuna düşeceği açıktır.
  • Tam da bu son günlerde Irak’ta arka arkaya patlayan bombaların ardından Bağdat’ın Suriye’ye yönelik tepkisi rastlantı mıdır?
  • Tam da bu sırada İsrail’in süper şahin başbakanının bir ara ortadan kaybolması ve sonra meğer o kayba karıştığı sırada Moskova’ya gizli bir ziyaret yapmış olması rastlantı mıdır?
  • İsrail – Rusya görüşmesinde Moskova’nın İran’a füze savar S-300 bataryaları satmaması bunun karşılığında da İsrail’in Gürcistan’ı silahlandırmayı kesmesi pazarlığı rastlantı mıdır?
  • Keza tam da bu sırada Türkiye’nin ansızın ABD’den füzesavar Patriot füzeleri satın alacağının resmen ABD Kongresi’ne taşınması rastlantı mıdır?
  • İran’a karşı kullanılması öngörülen bu füzesavar kalkanının Moskova’nın tepkisi üzerine Polonya ve Çek Cumhuriyeti’nden İsrail ve Türkiye’ye kaydırılmasının öngörülmesi (bunun tam da yine son iki hafta içinde medyaya sızdırılmış olması) rastlantı mıdır?




Bu noktada birkaç soru daha soralım:



· Irak Başbakanı Nuri Maliki, fiilen Tahran’ın korumasındadır. Özel uçağı bile İran’dandır ve İranlı pilotlarca kullanılmaktadır. Irak’ta patlayan bombaların Suriye kökenli olması ve onun da bu nedenle Şam’a bozuk çalması acaba Washington’un Suriye ile İran’ın arasını açmak üzere Irak’ı “harcaması”nın sonucu mudur? Maliki buna mı isyan etmektedir? ABD, İran’ı yalnızlaştırmak üzere Arap Irak’ını Suriye’ye mi önermiştir?

· İran’la İsrail arasında çıkacak bir savaşta Irak tek parça olarak kalamaz. Bu durumda şimdilik Irak Kürtlerini de Türkiye’ye mi yamamak için Türkiye’nin alel acele “Kürt açılımı” yapması dayatılmıştır? AKP’liler bunun için mi içeriği açıklayamamaktadırlar?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör

 Similar topics

-
» Profil Arkası (Modeler açık)
Bu yazıyı burda paylaş : Excite BookmarksDiggRedditDel.icio.usGoogleLiveSlashdotNetscapeTechnoratiStumbleUponNewsvineFurlYahooSmarking

AÇILIMIN PERDE ARKASI :: Yorum

Yorum yok.
 

AÇILIMIN PERDE ARKASI

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 

1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
SEALDREAM  :: Forum bilgi :: HABERLER-
Buraya geçin: