SEALDREAM

SANATIN SONSUZLUĞA SELAMI-DÜŞLERİNE DOKUN-AMA BÜYÜSÜ BOZULMASIN
 
AnasayfaİNTROTakvimGaleriSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 AMBALAJLI SÜTLERDE SÜT TOZU

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ÖZGEYLANİ
Süper Modoratör
Süper Modoratör
avatar

Mesaj Sayısı : 603
Kayıt tarihi : 24/07/09
Yaş : 59
Nerden : MERSİN-TOROSLAR İLÇESİ

MesajKonu: AMBALAJLI SÜTLERDE SÜT TOZU   C.tesi Eyl. 04, 2010 9:12 pm

Sağlığımız açısından önemi açısından süt üreticilerinin uyarısını aşağıya aldım.
Piyasadan melaminli ithal süt tozları ayıklanmalı, toplatılmalıdır!

Vatandaşlık görevlerimizi ihmal etmeyelim.
İ.D.
Hangi Firmaların Sütlerinde Süt Tozu Bulunmaktadır?
Daha önce süt tozu dilekçesini Tarım Bakanlığı’na gönderen tüm bilinçli tüketicilere ayrı ayrı teşekkür etmiştim. Bizi teşvik eden ve başaracağımıza inandırmaktan da öte bizi, grubu ile (FSD = Fikir Sahibi Damaklar Grubu) destekleyen Defne Koryürek Hanımefendiye, Vet. Hek. Adnan Serpen’e, Vet. Hek. Ayşe Çırak ve yine Vet. Hek. Tarık Akan’a, Prof. Dr. Ali Ercan’ a…

Süt ve Süt Ürünlerinde süt tozu kullanımı ile ilgili yazılarımız internet sitelerinde yayınlayınca bir çok kimseden “markaları açıkla,” “süt tozu kullanmayan hangi marka,’’ “Hangi Firmaların Sütlerinde Süt tozu bulunmaktadır? Tüm firmalar süt tozu kullanıyor mu?’’ soruları e-mail adresime geldi.

Süt ve süt ürünü denilince akla hemen kutu süt, yoğurt, ayran gelmektedir. Peki şu yaz mevsiminde yediğimiz ambalajlanmış dondurma süt ürünü değil mi? Televizyonlarda ağzımızın tadını sulandıran ambalajlı dondurmalar! İki yıl, bir yıl uzuuun ömürlü ambalajlı dondurmalar. Üstünde “sütten yapılmıştır” yazıyor. Ne sütü? Çiğ Süt mü, süt tozu mu? Hangi süt? Maalesef onlarda süt tozundan yapılmaktadır. Ezbere konuşmuyoruz. Ambalajlı dondurmayı “çiğ süt”ten yapıyorum diyen var ise markasını bize bildirsin ve test edelim. Ama önce ambalajı üzerine “Çiğ Sütten yapılmıştır’’ yazısını yazma cesaretini göstermeliler.

Çocuklara sütlü çikolata! Şu yalana bakın “sütlü” diyorlar. Süt tozlu çikolata yazsalar doğru yazmış ve tüketiciyi aldatmamış olurlardı.

Biz bu çalışmayı yeni başlatmadık.

2008 yılında, Çin’de melaminli süt tozundan çocuk ölümleri meydana geldi. Melamin herkesin bildiği geçmişte veya halen yemek tabağında (melamin tabak) hammadde olarak kullanılan bir madde. Bu melamin süt tozuna katılmasının sebebi, süt tozunun mevcut toz yapısını, viskositesini koruması içindir.

Tarım Bakanlığı, “melaminli süt tozunu ülkemize sokmuyoruz,” diyor bize cevabında!

Peki, melaminin yerine süt tozunda, süt tozunun yapısını, viskositesini, dayanıklılığını korumak için ne karıştırılmaktadır? Buğdaydan yapılan un, üç beş ay içerisinde kullanılmadığı takdirde bayatlıyor, ekşiyor da, süt tozu nasıl melaminsiz topaklaşmadan vizkositesini koruyor, ekşimiyor, bayatlamıyor?

Yüzlerce tüketici http://www.bilgiagi.net/tuketicilerin-sut-tozu-dilekceleri/24794/ linkindeki dilekçeyi Tarım Bakanlığı alo174@tarim.gov.tr adresine gönderince bir müddet sonra bu dilekçelere Tarım Bakanlığı

http://www.bilgiagi.net/tarim-bakanliginin-sut-tozu-dilekcelerine-cevabi/24885/

linkindeki şu cevabı verdi. Bu cevaplarında:

…Ayrıca; 9/10/2008 tarihi itibariyle, Çin Halk Cumhuriyeti menşeli süt ve süt ürünleri, süt ve süt ürünleri içeren bebek mamaları ile süt ve süt ürünleri içeren çikolata ve benzeri gıda maddeleri ithalatı durdurulmuş, 20/10/2008 tarihi itibariyle ise yasak kapsamı genişletilerek, Tayland, Sri Lanka, Hongkong, Tayvan menşeli süt ve süt ürünleri, süt ve süt ürünleri içeren bebek mamaları ile süt ve süt ürünleri içeren çikolata ve benzeri gıda maddeleri de dâhil edilmiştir. Laboratuvar analizlerinin başlaması ile birlikte, 06/11/2008 tarihi itibariyle, Çin, Tayland, Sri Lanka, Hongkong ve Tayvan menşeli yüzde yüz süt bazlı süt ve süt ürünleri ile süt ve süt ürünleri içeren bebek mamalarında yasak kararı devam etmekte olup, süt ve süt ürünleri içeren çikolata ve benzeri gıda maddeleri ve içerisinde protein bulunan diğer gıda maddelerinin fiili ithalatlarında ise “melamin” analizi yaptırılarak analiz sonucunda melamin bulunmayanların ithalatına izin verilmekte, melamin bulunması durumunda ise ithalatına izin verilmemektedir.

Bakanlığın bilinçli tüketicilere verdiği bu cevap bizi tatmin etmemişti. Çünkü Çin’de süt tozundan ölen çocuklar Çin menşeli değil, AB’nin kendi menşeini koymadığı, fakat AB şirketlerinin Çinli firmalara sattığı süt tozundan melamin çıkmıştı. Sadece melemin mi? Fransa’nın sattığı süt tozundan da zararlı bakteri çıktığını haber ajansları tüm Dünya’ya spot kaydı ile geçmişti.

Olayın Hikayesi Şu idi:

2008 yıl başlangıcında Çin Devlet başkanı televizyonlara çıkıp “süt için çocuklar” reklamını yapınca Çin’de süt satışları patladı. Çinli firmalar iç talebi yetiştiremez olunca Almanya’dan kutu süt ithalatı başladı. Almanya Çin’e kutu süt ihraç etmeye başlayınca Almanya’nın süt iç piyasasında fiyatlar yükselmeye başladı. Bir Alman Firması Türkiye’den kutu sütü alarak Çin’e reeksport (tekrar ihraç) etmeye başladı. 2008’in başlarında gerçekleşen bu olay ile ülkemizde de çiğ süt fiyatları Haziran 2008’de 50 kuruştan 60 kuruşa (%20) fırladı (Çukurova fiyatları). 2008’in başında AB’li firmalar Çin’de patlayan süt satışları pazarında pay kapabilmek için sütün çok ucuz olduğu Güney Amerika ülkelerine süt tozu siparişi verdiler. Güney Amerika ülkelerinde yapılan süt tozunu Tayland, Sri Lanka, Hongkong, Tayvan serbest bölgelerinde Çin’e satmak için stokladılar.

Şimdi Tarım Bakanlığı’na soruyoruz. Hongkong’un kaç ineği var da süt tozu üretsin? Bakanlığın, Hongkong… bilmem ne ülkesi dediği menşeli süt tozların hepsi AB şirketlerinin Güney Amerika ülkelerine ürettirdiği süt tozları idi. Diyeceksiniz ki AB’nin kendi çiftçisinin ürettiği süt tozları yok mudur ki Güney Amerika’ya ürettirsin. Sütte dev üretime sahip olan Kanada da Çin’e girince teşvik destekli AB’nin süt tozları onunla rekabet edemedi! Cüzi bir miktar AB süt tozu Çin pazarına girebildi. Ama AB’nin G. Amerika ülkelerine ürettirdikleri gırla girdi.

Çin’e süt tozu furyası devam ederken Çin’de ani çocuk ölümleri meydana geldi. Çocukların otopsi raporlarında sindirim sistemlerinde melamin tesbit edilmişti. Çocukların yediği son gıda araştırıldığında süt olduğu öğrenilince, o süt de tahlil edilince çocuklarda bulunan melamin sütte olduğu ortaya çıktı. O sütler de melaminli süt tozundan yapılmıştı.

Melaminli süt tozundan sütü satan firma sahipleri Çin’de kurşuna dizildi. Çin’e melaminli süt tozu satan AB’li firma sahipleri ise elini kolunu sallayarak geziyor.

Bu durum üzerine Çin devleti süt tozu ithalatını durdurunca elinde süt tozu stoku bulunan AB’li firmalar Türkiye’ye yönelerek süt ve süt ürünleri üretici firmaların kapısını çaldılar, “Fabrikanızın kapısında teslim bir litre sütün size 39-40 kuruşa mal olacak şekilde süt tozu satalım,’’ teklifine bizim anlı şanlı böyyük markalarımız bile “hayır” demediler. Hemen litresi 39 kuruşa mal olacak sütü ithal süt tozundan üretmeye başlayınca Türk Çiğ Süt Üreticileri’nden çiğ sütü almaya nazlandılar. 60 kuruş olan çiğ süt fiyatı 39 kuruşa düştü.

Ülkede 1 milyonu geçen çiğ süt üreticimizin çiğ sütüne süt ve süt ürünleri sanayicileri arkasını dönmüş ha babam, de babam dampingli, melaminli süt tozundan üretilmiş süt ve süt ürünlerini piyasaya sürerken ucuza temin ettikleri ikame hammaddeye rağmen ambalajlanmış ürünlerde satış fiyatını indirmediler, bir merhamet ve insaf da göstermediler.

39 kuruştan çiğ sütünü satabilen çiğ süt üreticisi sesini nasıl duyurabilirdi?

2008 yılında, ülkemizin üç yıl içinde doğacak buzağılarının ihtiyacına yetecek kadar “buzağı maması” adı altında süt tozu ithal edildi. Hiç bir damızlık sığır yetiştiricisi damızlık dişi buzağısına buzağı maması içirmez, çünkü buzağı maması dişi buzağıların körpecik memelerini de yağlandırıp onun sütçü özelliğini yitirmesine sebep olur!

Sokaklarda TÜSEDAD (Tüm Süt Üreticileri Derneği) çiğ süt üreticisinin feryadını “Sarıkız Sütünü Helal Etmiyor” mitingi ile duyurdu. Basın konuya mecburen ilgi gösterince ambalajlı süt sanayicilerinin sözcüleri basına açıklama yaptı: “Çiğ Sütte arz fazlası vaaar!” Birkaç gün sonra da Tarım Bakanı Sayın Mehdi Eker, “Çiğ Sütte arz fazlası var” demez mi? Arz fazlası ithalat fazlasından…

Bu arada sarıkızlar kasapların yolunu tutmuştu. Çiğ Süt üretiminden zarar eden süt ineği sahipleri zarardan kurtulmak için çareyi ineklerini kestirip et hayvanı olarak satmakta bulmuştu. Resmi rakamlara göre sayı 300 000, bana göre 1 milyon’du kesilen inek. O anda et fiyatları kasapta 10 TL’lerdeydi.

Tarım Bakanlığı aylarca “Çiğ sütte arz fazlası”nı düşündü. Nasıl? 30 Nisan 2009 Tarım Bakanlığı tebliği ile çiğ sütün, süt tozu yapılıp piyasadan çekilerek çiğ süt fiyatının yükseltilmesi,’’ politikasını başlattı.

Tarım Bakanlığı, “göle yoğurt mayası çalmıştı,” ama göl maya tutmuştu. Nasıl mı? Göle bir kova süt kalınca tabii ki yoğurt tutar(!)

Tarım Bakanlığı “süt tozu politikalarımla çiğ süt fiyatını ben yükselttim,” diyor. Buna Tarımsal Üretim Genel Müdürlüğü çalışanları inanıyor, ama benim elimdeki veriler ile çiğ süt fiyatını yükselten, daha doğrusu olması gereken seviyeye getiren etken süt tozu teşvikli üretim politikaları değil, ülkede “ineklerin kasaba gitmesinden dolayı azalan çiğ süt üretimi”dir. Nitekim, doğurgan hayvan sayısında azalmanın ve komşu ülkelerde yükselen fiyatlar sebebi ile kaçak hayvan girişinin durması da eklenince, et fiyatları bu yılın başlarında yükselmeye başladı.

Çiğ Süt fiyatlarını olması gereken seviyelere gelmesinin temel nedenin süt tozu teşvikinden dolayı olmamıştır. Sebebi: Piyasa denetim/kontrol bilgisi ve matematiksel çiğ süt üretim ve teşvikli süt üretim oranıdır. 5 milyon 75 bin (5 075 000) tonluk bir çiğ süt üretiminin fiyatını 4500 tonluk teşvikli süt tozu üretim miktarının - yani bu miktar çiğ sütün süt tozu üretilerek piyasadan çekilmesinin – çiğ süt fiyatını yükseltemezliğidir.

Ülkemizde çiğ süt fiyatını yükseltmek veya dengelemek için olması gereken politika süt tozunu teşvikli üretmek değildir. Bu tamamen yanlış bir politikadır. Bununla ilgili “geniş değerlendirmeler”imizi 2010 Süt Tozu Dönemi’nin bitimine doğru yayınlayacağız.

Yazımızın başlığındaki sorulara şimdi gelelim. Set - Bir diyor ki: üyelerimiz kıvam artırmak için yoğurtta % 2-3 oranında süt tozu kullanmaktalar. Süt sanayicileri de diyor ki: Asla süt tozu kullanmıyoruz. Biz yoğurda kıvamı sütün içindeki sıvıyı (suyu) buharlaştırarak kıvam vermekteyiz.

Set-Bir diyor ki: Süt tozu, sütün süt tozuna çevrilmesi ile zaten pahalılaşır, sanayicilerimiz niçin tamamen pahalı süt tozunu kullansınlar, kıvam artırmak için (yoğurtta) % 2-3 oranında kullanmaktalar.

(Siz tüketici olarak süt ve süt ürünleri ambalajlarında süt tozundan yapılmıştır veya % 2-3 oranında süt tozu kullanılmıştır yazısını görebildiniz mi? Biz göremedik! Gören var ise bize bildirsin.)

Biz de diyoruz ki; 2008 yılında ülkemize tonlarca (Çin’e satılamayan) süt tozu girdi. Halen de, ilâve olarak, iç piyasada süt tozu “teşvikli” olarak var; yani ülkemizin Tarım Bakanlığı’nın verdiği üretim teşviki ile süt tozu ucuz üretilmekte. AB’ den ithal edilen süt tozu ise sulandırılıp süte çevrildiğinde 40 litre / kuruş. Yani; Set-Bir’in “süt tozu pahalı,” demesi gerçek değil.

Hangi Firmaların Sütlerinde Süt Tozu bulunmaktadır? Tüm firmalar süt tozu kullanıyor mu?

Bir grup tüketiciler ülkemizde çeşitli süt ürünleri üreten firmalara sordu: Ürünlerinizde süt tozu kullanıyor musunuz? Hepsi “hayır” cevabını verdiler!

Tüm Firmalar Tüm Ürünlerinde Süt Tozu Kullanmaktalar. Sadece Pastörize Süt’de süt tozu kullanmamaktadırlar. Yoğurtta, Uht sütte - süt tozu vardır. Dondurmada süt tozu vardır. Hiç birinin etiketinde bunu yazmıyorlar.

Diyeceksiniz ki ispat edin! Onlar ürettikleri ürünlerde “% 100 çiğ sütten yapılmıştır,’ yazısını yazsınlar, bakalım, biz o zaman foyalarını ortaya çıkaracağız!

Yukarıdaki linkte Tarım Bakanlığı diyor ki: “Süt tozu kullanılıyor ise bunu zaten ambalajlarında yazmak zorundalar.” Tarım Bakanlığı’nı, tüketiciyi takan kim? Ama Tarım Bakanlığı’nın önce tüketicilerin sağlıklarını, isteklerini kaale alması gerek!

Çözüm: Süt ve süt ürünlerinin ambalajlarında “%… çiğ sütten yapılmıştır, veya % … süt tozu kullanılmıştır,” yazılarının yazılması için Tarım Bakanlığı’na bağlı Ulusal Gıda Kodeks Komsiyonu’nun etiketler ile ilgili hususu bizim öngördüğümüz şekilde değiştirmeleridir. (Yetersiz kurallar işlemiyor.)

Bu yüzden her süt içenin, içirenin, yoğurt yiyen tüketicilerin Tarım Bakanlığı’na http://www.bilgiagi.net/tuketicilerin-sut-tozu-dilekceleri/24794/ linkimizdeki dilekçeyi göndermesini beklemekteyiz.

Siz tüketiciler isterseniz değiştirirsiniz! Süt tozu mu, süt mü içeceğinize süt sanayicileri değil, kendiniz karar vermelisiniz. Dilekçelerimizi gönderelim, sonucunun hep birlikte takipçisi olalım!

Çapar Kanat
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
AMBALAJLI SÜTLERDE SÜT TOZU
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
SEALDREAM  :: ÇOCUK-GELİŞİMİ-RUH SAĞLIĞI-EVLADINMI VAR DERDİN VAR-
Buraya geçin: